SARI TURİZM

Özellikle sektör çalışanlarının muhtemelen ilk defa duyacağı bir tanım “sarı turizm”. İlk defa duyacaklar çünkü yine kuvvetle muhtemel ilk defa benim kullandığım bir tanım.

Peki neden “sarı turizm”. Bana göre turizm’in rengi sarıda ondan.

Sarı geçicilik rengidir. Bu yüzden neredeyse tüm dünyada taksi ve araba kiralama şirketlerinin rengi sarıdır. Ve yine bu yüzden müşterilerine güven vermeye çalışan bankalar sarı rengi kullanmamaya özen gösterirler. Aynen sarı renk de olduğu gibi maalesef turizm sektörü çoğuna göre geçici sektördür. Daha doğrusu bu işe gönül vermiş üç beş otelci dışında sektör çalışanlarının çoğu için otelcilik geçici bir süre çalışılması gereken işyerleridir, o kadar.

Her fırsatta Turizm ülkesi olduğumuzu üstüne basa basa söyleyen devlet büyüklerinin, yıllardır bu sektörün kanununu henüz çıkartamamış olması da bence yine tam bu yüzden. Belki de onlar bile sektörü geçici görüyorlar. Ama esas önemli olan bu sektöre yıllarını vermiş olan sektör emekçilerinin durumu. Yüzbinlerde sektör çalışanı bile maalesef otelciliği, turizmi geçici olarak görüyor ve sadece bir basamak olarak kullanıyorlar. Turizm fakültesinde okuyan öğrenci kardeşlerimizin %20’si bile bu sektörde çalışmıyor. Haksız da değiller.

Neden mi ?

Sorun bir kere işe girişlerde başlıyor. Uluslararası zincirin uzantısı olan şehir otelleri ve bölgemizde bizimle birlikte yer alan bir-kaç büyük otelcilik grubu haricinde, işe girebilmek için önce bir tanıdık bulmanız gerekiyor. Tanıdık bulamazsanız iş başvurularınıza geri dönüş bile yapılmıyor. Eğer tanıdık bulamazsanız daha önceden çalıştığınız bir sözde yöneticinin poposuna takılmanız yeterli. O sözde yönetici zaten sizi gittiği her yere yanında bir çanta gibi taşıyacaktır. Dolayısıyla size, onun ya da diğerlerinin verdiği değer, çakma bir çantaya verilen değerden öteye geçmeyecektir. Çanta olmayı ve kendisine sadece bu ölçüde biçilen değeri kabullenen bir çalışanın ömrü de, ancak o çantadan günün birinde sıkılacak olan sözde yöneticinin keyfine bağlı olacaktır. Ya çanta eskiyecektir ya da çantanın sahibi ( özellikle sahibi diyorum ) hep aynı çantayı taşımaktan sıkılacaktır.

Öte yandan kendi ayakları üzerinde durarak, kendisini yetiştirmiş, öz güveni yerinde, hayata ve sektöre karşı güçlü ve pozitif bir duruşu olan çalışansınız, maalesef bu da sizin sektörü geçici olarak görmenizi engellemeyecektir. Bu durumda da, sektör yine sizin için geçici olacaktır. Siz her ne kadar kendinizi yetiştirmiş, geliştirmiş bile olsanız çantalardan biri sahibinin desteği ile sizin başarınıza rağmen terfi edecek ve artık bavul olacaktır. Yani sektördeki mevcut pozisyonunuz sizin için yine geçici olaraktır.

Tüm bunların dışındaki nedenlerden dolayı da sektör geçicidir. Sektör çalışanlarının mevsimlik çalışanlar olması nedeniyle, çalışanlarda yılın sadece belli dönemlerinde çalıştıkları için sektörü geçici olarak göreceklerdir.

Yine bu nedenle sektör çalışanlarının çoğunun daimi bir ikametgah adresi yoktur. Hangi sezonda nerede çalıştıklarını bilmedikleri için bir lojmandan bir diğerine sürüklenip durmaktadırlar. Yani evleri de geçicidir.

Düzenli bir aile hayatlarının olması çok zordur. Boşanma oranının yüksekliği de tam bu yüzdendir. Çocuklarını ya onlardan ayrı ya da uzak oldukları için ya da otelden çıkamadıkları için zaten göremezler. Yani aile hayatları da geçicidir.

Sektör emekçilerinin etrafları çok kalabalıktır, arkadaşları çoktur ama dostları azdır. Her sezon başka bir yerde çalıştıkları için arkadaşlıkları da geçicidir.

Neredeyse her sezon, başlarındaki Genel Müdür ya da diğer yöneticileri değiştiği için yöneticileri de geçicidir.

Erkek ya da kız arkadaşları da geçicidir. Geçicidir çünkü geçim sıkıntısı ve iş derdi nedeniyle birbirlerini deli gibi sevselerde ayrılmak zorunda kalırlar. İlişkiler de geçicidir.

Büyük gruplar haricindeki oteller neredeyse 2-3 yılda bir el değiştirdikleri için çalışanların patronları da geçicidir.

Sürekli değiştiği için üniformaları, soyunma dolapları, personel servisleri, isimlikleri, kartvizitleri de geçicidir.

Maaşlarını çektikleri bankalar bile geçicidir. Sürekli değişirler.

Misafirleri geçicidir.

Kullandıkları şirket araçları geçicidir.

Yoğun çalışma temposunda özen gösteremedikleri için sağlıkları geçicidir.

Misafirleri, patronları, yöneticileri, eşleri, kız arkadaşları, erkek arkadaşları, çocukları, aileleri, sağlıkları geçicidir.

Değer verdikleri, verecekleri her şey geçicidir. Nihayetinde kendileri sektörde geçicidir.

Bindiğimiz taksiyi, kiraladığımız arabayı geçici oldukları için nasıl sahiplenemezsek, bu kadar geçici bir sektörü de sahiplenemeyiz.

Bu sektörün emekçileri ülkeye ciddi döviz sokan bir sektörde, bir sürü olumsuzluğa rağmen kendilerini gerçekten bu sektöre ait hissetmeden çalışıyorlar. Ellerindeki tek daimi şey ise bu işi sevmeleri.

Turizm & Otelcilik fakültelerindeki şarap derslerinin yasaklanması yerine, bu sektör için ciddi bir şekilde üzerinde çalışılmış bir kanun çıkarılması ve sektör çalışanlarına daha fazla değer verilmesini sağlayacak adımlar atılması, ülkenin ciddi gelir kapılarından biri olan turizm ve otelcilik sektörünü çok daha iyi yerlere taşıyacaktır.

Turizm bana göre tüm bu nedenlerle sarıdır. Ya renk kırmızı olacak ve durulacaktır ya da renk yeşil olacak ve sektöre güven, istikrar ve umut gelecek ve nihayetinde sektör ve çalışanları hak ettiği yere geleceklerdir.

Turizm ve otelcik sektörünün renginin sarıdan yeşile dönmesi dileklerimle, hepinize iyi pazarlar diliyorum.

Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook klasik
  • Wix Twitter page
  • LinkedIn Klasik